Meme kanseriyle ilgili bilinmesi gerekenler

0
467

Meme kanseri – kanser hastalığının bir türüdür. Esas olarak kadınlarda bulunur. Vücudumuzda her hücrenin belli uzunlukta ömrü var. Hücrelerin yaşama süresi, genetik kodlarımızda yazılıdır. Yaşlanan hastalıksız hücre, dokudaki işi bittikten ve fonksiyonel özelliklerini kaybettikten sonra ölür. Gelişen bu sürecin en son bölümüne “planlı giden hücre ölümü” denir. Meme kanseri sorununu yaratan kanser hücrelerinin diğer hücre birimlerinden farkı, “planlı hücre ölümü” programından dışa çıkıp, kontrol edilemez şekilde çoğalmaları.

Meme kanserleri diğer organların kanserlerine oranla çok yavaş gelişiyorlar. Bir hücrenin kontrolden çıkarak 1 cm küp büyüklüğünde bir kitle oluşturması, meme için 7-10 yıl demektir. Dolayısıyla yıllık düzenli muayene erken teşhis ve tedavi demektir; yani hayatınızı kurtarabilir. Eğer sizde hissedilebilir bir belirti yoksa, bu iyi bir işaret değildir. Belki de bilmediğiniz bir kitle, oluşmaya başlamış bile olabilir.

Belirtileri

Meme kanserinin tedavisinde başarı şansı ve bu hastalığın sağalmasının temel şartı erken teşhis. Kanser daha birkaç mm çapa sahip olduğu zaman bile incelemede görülebilir. Bu durumda tedavinin sonuçları oldukça başarılı olur. Bu yüzden de sık sık meme muayenelerine gelen hastalar şanslıdırlar. Kanser belirtileri ortaya çıktığı zaman tümör en az 1 cm veya daha büyük boyutlara ulaşmıştır. Buna rağmen, hastalığın tamamen iyileşme ihtimali hala vardır. Bu yüzden de, sürekli ultrason muayenesi ve hekim muayenesine gelmekten başka, her kadının kendi memesi ve genel olarak meme kanseri hakkında bilgisinin olması da çok önemlidir. Kadınlar kendilerini muayene ederken dikkat etmelidirler.

Ele gelen kitle

Meme kanserinde en sık rastlanan belirtisi ele gelen kitledir. Bir hasta elle hissedilen kitle belirtisi ile hastaneye geldi ise, ilk olarak bu kitlenin kist, yoksa ödem olduğu ayırt edilmelidir. İçi sıvı ile dolu olan kistler kanser değildir ve tehlikeli değildir. Ama iki tabakalı solid kitleler tümör kitleleri ki, bu tümörler sık ​​sık muayene edilmeli veya biyopsi yoluyla net teşhis konulmalıdır.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER